☕ Rize Çayından Devrim Niteliğinde Buluş! 1 Milyar Dolarlık Kahve İthalatına Karşı "Rize Kahvesi" Geliştirildi 🍵✨
Türkiye'nin yıllık 1 milyar dolara yaklaşan kahve çekirdeği ithalatını azaltmak amacıyla Rize'den stratejik bir hamle geldi! Rizeli araştırmacı ve girişimci Habib Koçal, çaydan izole ettiği kafeini probiyotik bakterilerle işleyerek espresso, latte ve Türk kahvesi formunda hazırlanabilen %100 yerli ve fonksiyonel "Rize Kahvesi"ni üretti.
🌿 Çay, Kahveden Çok Daha Zengin Bir Kafein Deposu!
Ülke ekonomisindeki dış ticaret açığını kapatacak ve Karadeniz çayının katma değerini zirveye taşıyacak bu özel Ar-Ge projesi, çarpıcı teknik verilere dayanıyor. Araştırmalara dikkat çeken Habib Koçal, 1 kilogram kahve çekirdeğinde ortalama 10 ila 18 gram kafein bulunurken, 1 kilogram çayda bu oranın yaklaşık 30 grama ulaştığını vurguladı.
Çay yapraklarından elde edilen öz saf kafein ve teinin oldukça sert bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Koçal, 10 yıla dayanan faydalı mikroorganizma birikimiyle bu yapıyı kırdıklarını belirtti. Çaydan ayrıştırılan kafein; Lactobacillus probiyotik basilleri ile fermantasyona tabi tutularak yumuşatıldı, parçalandı ve özel yöntemlerle fırınlanarak mükemmel bir içim formuna kavuşturuldu.
💡 2 Yıllık Bakteriyel Optimizasyon ile 2 Yıl Raf Ömrü
Formülün temel lezzeti 2 yıl önce tamamlanmasına rağmen küflenmeyi önleyen özel probiyotikler sayesinde ürünün kutu içi stabilitesi ve raf ömrü tam 2 yıl süren titiz biyoteknolojik testlerin ardından güvence altına alındı.
☕ Az Gramajla Yüksek Yoğunluk: "Fonksiyonel Rize Kahvesi"
Geleneksel kahve hazırlama metotlarına göre katbekat yüksek verim sunan ürün, dozaj ölçeğinde devrim yaratıyor. Klasik yöntemlerde bir fincan Türk kahvesi için 15-30 gram kahve harcanırken, geliştirilen bu yeni konseptte sadece 1 gram ürünle aynı yoğunluk ve aroma elde edilebiliyor. Büyük boy latte veya espresso tarzı sunumlarda ise yalnızca 5 gramlık porsiyon yeterli oluyor.
“Biz geliştirdiğimiz projelerde ‘Bunu nasıl pazarlarız?’ diye bakmayız. Kendimize ‘Toplum olarak buna gerçekten ihtiyacımız var mı?’ sorusunu sorarız. Tat, aroma, lezzet ve yasal mevzuatlara uygunluğu ilk sıraya koyarız. Ülkemizden her yıl Brezilya, Etiyopya ve Arabica çekirdeklerine 900 milyon ila 1 milyar dolar para gidiyor. Biz tam anlamıyla ikame bir ürün tasarladık. Bu pazardan %10 pay alsak, Türkiye'nin kasasında 100 milyon dolar kalır. Bütün Rize çayına ödenen para zaten 1 milyar dolar!”
🌍 "Tea-Coffein" Markasıyla Dünya Pazarlarına Açılacak
İzmir başta olmak üzere Türkiye'nin farklı bölgelerinden uzman baristaların Rize'ye gelerek ürün üzerinde özel reçeteler geliştirdiğini aktaran Habib Koçal, damakta hem çayın dingin ferahlığını hem de kahvenin dolgun aromasını hissettiren bu özel yapıyı globale taşımayı hedeflediklerini müjdeledi.
2027 yılının ilk aylarında veya Mayıs ayı itibarıyla seri üretime geçerek ürünü Türkiye genelindeki cafelerin yanı sıra yurt dışına ihraç edeceklerini belirten Koçal, çalışma hakkındaki vizyonunu şu sözlerle tamamladı:
💬 Habib Koçal: “Ürünün adını 'Tea-Coffein' veya 'Çay ve Kahve' koyabiliriz. İsimlere takılmamak lazım; asıl milli değer ham maddesi tamamen bizde olan bu Ar-Ge'dir. Bir yudum aldığınızda damağınızın arkasında çay teinini, ardından zengin latte ve kahve hissini yaşıyorsunuz. Bu fonksiyonel harman dünyada bir ilktir!”